www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws





« Önceki ::

Renkli Şeker Kurabiye

Renkli Şeker Kurabiye

 

Renkli Şeker Kurabiye
 
 
 
Malzemeler:
  • 2OO gr.toz şeker
  • 200 gr.margarin
  • 400 gr.un
  • 1 yumurta
  • 1 çay k.vanilya

     

  •  
    Hazırlanışı:

    Karıştırma kabına margarini,toz şekeri,unu,1 adet yumurtayı,1 çay kaşığı vanilayayı ilave edin.Tüm malzemeleri eliniz ile yoğurun.Kulak memesi kıvamında bir hamur elde edin.Hamurdan kurabiye kalıpları yardımıyla şekliller verin. Fırın tepsisine kurabiyeleir yerleştirin.Bir ucuna çöp şiş batırın.Hamurların üzerine draje şeker veya kuru kayısı,kuru üzüm isteğinize bağlı olarak çeşitli malzemeler ile tatlandırabilirsiniz. Önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında yaklaşık 10 yada 12 dakika pişirin.

    Yorum (yok) Yorum yaz!

    Tokluğu Uzatan Yiyecekler

    Tokluğu Uzatan Yiyecekler
    Karbonhidratlı yiyeceklerin bol tüketimi ile tokluk hissi uzatılabilir. İşte örnekler...


    Ramazan ayı süresince sahurlarda 6- 7 adet fındık ya da kavrulmamış tuzsuz badem veya 2 -3 adet ceviz tüketmenin tokluğu uzattığı bildirildi.

    Acıbadem Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Gülay Hamzaoğlu Öztürk, karbonhidratlı yiyeceklerin bol tüketimi ile tokluk hissinin uzatılabileceği söyledi. Ramazan'da yağlı yiyeceklerin ve hamur işlerinin tüketiminin artarken, sebze meyve tüketiminin azaltıldığına dikkat çeken Hamzaoğlu, günlük alınması gereken enerji, protein, vitamin ve mineral oranlarını yeterli ve dengeli sağlamanın çok önemli olduğunu kaydetti.

    Oruç tutanlara öğün sayılarını iftar ve sahur arasında mümkün olduğunca artırmalarını, sahura kalkmalarını ve iftarı ikiye bölerek yapmalarını öneren Hamzaoğlu, Ramazan'da beslenme ile ilgili dikkat edilmesi gereken diğer noktaları da şöyle sıraladı: "İftarda ve sahurda birdenbire ve çok fazla yemekle mideyi doldurmamak gereklidir. Ani mide gerginliği hem tansiyon yükselmesine hem de nörolojik hormonların hızlı salgılanmasına yol açar. Yemeğe hafif bir çorba ile başlanmalıdır. Barsak problemi olanlar çorbalarına kepek ilavesi yapabilirler. Yemekler azar azar, iyi çiğnenerek ve sık aralıklarla yenilmelidir. Yemeklerin seçiminde çok yağlı, çok tuzlu ve aşırı tatlı besinlerden kaçınılmalıdır. Bunların yerine hazmı kolay, mide-barsak sisteminde uzun süre kalabilen lifli ve sellüloz içeren sebze, meyve ve kepekli ekmek tercih edilmelidir. Ana yemeğin hemen ardından ağır tatlıları tüketmekten mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Kişi tatlı gereksinimini kalorisi azaltılmış tatlılarla gidermeli, yağlı ve şerbetli tatlılar yerine hoşaf, komposto, meyve, meyveli tatlılar veya sütlü tatlılar yemeye özen göstermelidir. İftar sırasında yemekle birlikte çay ve kahve içmek yemeklerden alınan demir emilimini azaltacağı için bu içeceklerin yemekten bir süre sonra içilmesinde ve açık çayın tercih edilmesinde yarar vardır. Protein içeriği fazla olan gıdalar midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktirirler. Bu nedenle yumurta, süt, yoğurt ve peynir gibi gıdalara sahurda yer verilmedir. Ayrıca çiğ sebze, domates, salatalık gibi yiyecekler de sahur sofrasında yer almalıdır. Sahurda kızartmalardan uzak durulmalı ve bol bol su içmeye özen gösterilmelidir. Aç karnına spor yapılmamalıdır. Ama iftardan 1- 2 saat sonra, imkan varsa, hafif bir yürüyüş, bol su içmek, meyve tüketmek kabızlığın önlenmesine yardımcı olur."

    Hamzaoğlu, oruç tutabilen ve beslenmeyi etkileyebilecek herhangi bir sağlık sorunu olmayan yetişkinler için ise şu örnek menüyü verdi: "İftar; su veya zeytin veya hurma, çorba, tam buğday ekmeği veya kepekli ekmek,1 -2 dilim yarım yağlı beyaz peynir, bol salata. İftar açıldıktan bir saat sonra; bol salata veya sebze yemeği, ızgara veya haşlama veya fırında et/ tavuk veya balık veya hindi / etli sebze yemeği, yoğurt, ekmek. Ara öğünlerde meyve yenmelidir. Sahurda; domates-salatalık söğüş, süt veya yoğurt, haşlanmış yumurta veya kaşar peyniri, beyaz peynir, tam buğday ekmeği, altı-yedi adet fındık veya badem veya iki- üç adet ceviz, meyve yenmesi iyi olur."

    Yorum (yok) Yorum yaz!

    ZEKA DESTEĞİ BESİNLER

    ZEKA DESTEĞİ BESİNLER
    (Bu yazı toplam 3758 defa okundu)

    Aniden bir fikre ihtiyacınız varsa diyetisyenler kimyon çayı içmenizi öneriyor. Odaklanmak için ceviz, yaratıcılık için zencefil, problem çözmek içinse üzüm suyu tavsiye ediliyor.

    Her gün düzenli olarak kahvaltı yapan kişilerin diğerlerine oranla daha başarılı ve verimli oldukları biliniyor.

    Yoğun bir güne başlarken; peynir, süt, yumurta gibi protein içeren besinlerden oluşan bir kahvaltı, şekerli çay ve simitten oluşan bir kahvaltıya kıyasla daha iyi sonuç almayı sağlıyor. “Odaklanma” için ceviz, fındık, fıstık gibi sinirleri kuvvetlendiren yiyeceklerin yenmesi öneriliyor.

    Uzmanlar yaratıcılığın geliştirilmesi için zencefil yenmesini öneriyor. Kimyonun da içerdiği uçucu yağların bütün sinir sistemini uyardığını söyleyen diyetisyenler “Aniden bir fikre, bir buluşa ihtiyacı olan kimyon çayı içmelidir. Çay, bir fincana iki tatlı kaşığı dolusu kimyon eklenerek yapılabilir” önerisinde bulunuyor.

    Çilek: İçeriğindeki fisetin maddesi hafıza kaybının etkilerini azaltıp, bunamayı geciktiriyor.

    Tahıl: Önemli bir B vitamini kaynağı olan tahıllar, kan şekerini dengeliyor.

    Patates: Kan şekerini dengeli olarak yükseltiyor bu sayede zekâ daha verimli çalışıyor.

    Yoğurt: İçinde bulunan tirozin isimli madde hafızayı güçlendirip, beyni uyarıyor.

    Üzüm suyu: Dopamin salgılanmasını arttırarak problem çözme yeteneğini geliştiriyor.

    Fasulye: Lif ve protein bir arada özellikle çocuklarda zekâyı açıyor.

    Kırmızı ve turuncu renkli sebzeler: Özellikle domates, havuç ve kırmızı biberde bulunan antioksidan beynin daha uzun süre sağlıklı kalmasını sağlıyor.

    Somon: Omega-3 yağları hem beyni koruyor hem hafızayı güçlendiriyor.

    Yağsız kırmızı et: Tam bir demir deposu, özellikle sağlıklı alyuvarlar için vazgeçilmez... Beyin gelişimi için büyük yarar sağlıyor.

    Lahana: Tiroit bezlerinin aktivitesini yavaşlattığı için daha stressiz öğrenmeyi sağlar.

    www.profilo.com.tr

    Yorum (yok) Yorum yaz!

    İŞTAHINIZA HAKİM OLMA YÖNTEMLERİ

    İŞTAHINIZA HAKİM OLMA YÖNTEMLERİ
    (Bu yazı toplam 3570 defa okundu)

    Diyetin en zor kısmı canınızın bir şeyler çektiği zamanlar. Eğer siz de iştahınıza hakim olamıyor, sürekli bir şeyler yeme arzusu duyuyorsanız Diyetisyen Yasemin Batmaca nın önerilerine kulak verin.

    ATIŞTIRMA KRİZLERİNDEN KURTULUN

    Gün içinde sık ve az öğünler yemek, iştahınızın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu. Belki yine arada bir şeyler atıştırmak isteyebilirsiniz, ama bu sefer yiyeceğiniz miktarlar az olacaktır. Böyle bir durumda atıştırmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelin, çünkü bu besin türü sindirim sisteminde daha uzun süre kalıyor ve şeker seviyenizi yavaşça yükselterek daha uzun süreli bir tokluk hissi sağlıyor.

    ÇİĞNEYEREK YİYİN

    Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geliyor. Üstelik bu şekilde tat alma duyusu da tatmin oluyor. Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarından kurtulmanız da ayrı bir avantaj!

    TAT ALMA DUYUNUZU UYANDIRIN

    Yapılan araştırmalara göre, tat alma duyusunu değişik tatlarla tatmin etmek, daha az miktarlarla yetinmeyi sağlıyor. Sürekli aynı yemeği yemek de, özellikle tadı hoşunuza gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmanızın iptal olmasına yol açıyor. Ve bu nedenle de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebiliyorsunuz. Böyle bir durumu engellemek için öğünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz.

    Susasıkça Su İçin

    Su içmek kendinizi tok hissetmeniz açısından önemli. Ayrıca vücudunuz susuz kaldığında çoğu zaman açlık hissine benzeyen sinyaller gönderiyor. Su içmek, bedeninizin su istediği zamanlarda yemeğe yönelmenizi engelleyecektir. Susadığınızda gazoz, meyve suyu vs değil su için.

    GÜÇ GEREKTİREN EGZERSİZLER YAPIN

    Egzersizleriniz zorlaştıkça vücut ısınız artıyor ve daha fazla kalori yakmaya başlıyorsunuz. Bu durum da egzersizi takip eden birkaç saat boyunca iştahınızın bastırılmasına neden oluyor. Böyle bir durumda normal öğün saatinden birkaç saat önce egzersiz yapmak en mantıklısı. Çünkü öğün saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha kapanır. Fakat asla öğün atlama hatasına düşmeyin, aksi halde hem vücudunuz zayıf düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği duyarsınız.

    YEME İSTEĞİ BEYİNDE BAŞLIYOR

    Beyin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmemize yol açan kimyasal maddeler salgılıyor. Bunun sonucu doğal olarak biz de yeme gereği hissediyoruz. Ancak beynimizin bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol ediyor. İşte, sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi bu. Ayrıca yemeklerin tadı, kokusu veya görüntüsü de açlık duygusuna neden olabiliyor. Örneğin, yemek sonrasında canınız tatlı vitrininde duran o dondurma kasesinden çekiyorsa, bunun nedeni kesinlikle aç olmanız değil, kontrolden çıkan yeme isteğinizdir. Eğer bunu aklınızdan çıkarmazsanız, tokken yediğiniz yemek miktarını en aza indirmiş olursunuz.

    Yorum (yok) Yorum yaz!

    YUMURTA YE ZAYIFLA!

    YUMURTA YE ZAYIFLA!

    Yaklaşık 120 aşırı kilolu erkek ve kadın hasta arasında yapılan bir araştırmanın sonuçları, yumurtanın yeni bir faydasını ortaya çıkardı.

    İki ayrı gruba ayrılan hastalardan birinci grup kahvaltıda 2 yumurta tüketirken, ikinci grup aynı kalori ve yağ oranlarında baget ekmek tüketti.

    Yaklaşık 8 hafta süren araştırmada, katılımcıların haftada en az 5 sabah düzenli olarak kahvaltı etmeleri sağlandı. Bu kahvaltı menüleri 1000 kalorinin altında tutuldu ve yağ açısından düşük seviyeli yiyecekler tüketildi.

    Baget ekmek yiyen gruba oranla kahvaltıda yumurta tüketen grupta şu farklar göze çarptı;

    Diğer gruba oranla yaklaşık 2 kat daha fazla kilo verdiler.

    Bel ölçülerinde diğer gruba oranla yaklaşık yüzde 83 daha fazla incelme kaydettiler.

    Daha enerjik ve güçlü hissettikleri belirlendi.

    Bu bağlamda sabahları yumurta, gibi lösin amino asidince zengin protein tüketen kişilerin, kahvaltılarında karbonhidratça zengin bir diyetle beslenen kişilere kıyasla iki kat daha fazla yağ kaybettikleri belirlendi.

    İki grubun HDL ve LDL kolestrol oranlarına bakıldığında büyük farklara rastlanmadı. Aynı zamanda trigliserid oranları da aynı düzeylerde görüldü.

    Sonuç olarak, sağlıklı bir vücuda sahip bir kişinin yumurta yemesiyle kalp krizi riski arasında bir oran olmadığı belirlendi.

    Yumurtanın sağlıklı bir yiyecek olduğu ve Nurses Health Study’nin kapsamlı bir araştırmasına göre, kalp krizi ve felç riskini arttırmadığı zaten ortaya konmuştu.

    Yumurta yiyerek kendinizi daha uzun süre tok hissedebilirsiniz.

    Yapılan bir başka çalışmada; güne bir yumurta yiyerek başlayanların ertesi günkü öğle yemeğine kadar aldıkları kalorinin, yumurta yiyerek güne başlamayanların aldıkları kaloriye göre daha az olduğu ortaya konmuş.

    Yorum (yok) Yorum yaz!

    AYVANIN FAYDALARI

    AYVANIN FAYDALARI
     

    Uzmanlar özellikle şu 7 rahatsızlık ayvayı için öneriyor; Kalp, akciğer, boğaz, mide, göz, bağırsak ve ağız rahatsızlıkları...

    Ama sadece bunlar değil, cinsel gücü artırıyor, ağız yaraları ve kokusunu önlemede birebir, ishale derman, cildi gençleştiriyor ve dudak çatlamalarına çare oluyor...

    Ayva protein, şeker, organik asit, A, B2 ve C vitamini ve demir, bakır, potasyum gibi mineraller açısından çok zengin... Tohumları ise yağ ve protein içermekte.

    İŞTE AYVANIN FAYDALARI

    -Ayva, çocuklarda sağlığı korur, büyüme ve gelişmeyi hızlandırır.

    -Birçok hastalığa şifa olan ayva, kalp, akciğer, boğaz, mide, göz, bağırsak ve ağız rahatsızlıklarının tedavisinde faydalı.

    -Her yaşta sinir sistemini güçlendirir

    -Mide ve bağırsakları zararlı mikroplardan koruyarak hazımsızlık gibi sorunları önler.

    -Cildi ve tırnakları zinde, parlak ve daha sağlıklı hale getirir.

    -Grip ve nezle de iyileşmeyi hızlandırır.

    -Ayva ya da ayva suyu ishalin geçmesi için de çok faydalı. Meyvesi veya meyvesinden hazırlanan şurup ve komposto ishale iyi gelmekte.

    -Vücudun gücünü artırarak, zinde tutmaya yardımcı olarak yorgunluk ve bitkinlikten korur.

    -Ağız kokusunu önler.

    -İçerdiği vitamin ve minarelerle kalp ve damar hastalıklarından koruduğu, varisi önlediği ve varis tedavisine yardımcı olur.

    -Cinsel gücü artırdığı bildirilmektedir.

    -Kandaki kötü kolesterolü düşürerek damar sertliğinden korur.

    -Ayva hoşafı ağızdaki yaraların iyileşmesini hızlandırır.

    -Tereyağında pişirilen ayva, balgamı söker, kronik öksürüğe, solunum sistemi hastalıklarına ve bronşite iyi gelir.

    -Ayva çiçeği kaynatılıp içildiğinde annelerin sütünü artırır, kalbi güçlendirir ve baş ağrısına iyi gelir.

    -Ayva kabuklarının kaynatılıp içilmesi, idrar yolu iltihaplarında iyileşmeyi hızlandırır.

    -Ağızdaki yaralar, boğazdaki şişlik ve ağrı için ayvanın kendisi ya da yapraklarının kaynatılıp suyu ile gargara yapılması mucize etkiler yapıyor.

    -Dudak çatlamalarını önlemek ya da iyileştirmek içinde ayva çekirdeklerinin kaynatılıp dudakların bu suyla yıkanması öneriliyor.

    -Ayva yaprakları çay gibi demlenip içildiğinde sakinleştiriyor ve uykusuzluğa iyi geliyor.

    -Şeker içeriğinin düşük olması nedeniyle şeker hastaları tarafından da rahatlıkla tüketilebiliyor.

    Yorum (1) Yorum yaz!

    A'dan Z'ye Maden Suları

    A'dan Z'ye Maden Suları
     
     
     
    Maden suları dünyada ilk çağlardan bu yana sağlık amacıyla kullanılıyor. Ancak ülkemizde yeterince bilinmediği için hazmı kolaylaştırıcı bir ürün olarak biliniyor.Beslenme ve Diyet Uzmanı Turgay Köse, maden sularının tansiyonu artırıcı, mideyi tembelliğe alıştıran bir ürün gibi gösterilmiş, öncelikle kadınlar ve çocuklar tarafından hiç tercih edilmemesi gereken bir içecek gibi gösterildiğini belirterek, aslında içerdiği karbondioksit gazı sebebi ile hazmı kolaylaştırdığı gibi mide bulantısını da engellediğini kaydetti. Turgay Köse, cildi güzelleştirici etkisinin de bulunduğunu vurgulayarak, maden suyu ile ilgili soruları yanıtladı.

    Maden Suyu ile Soda Arasındaki Fark Nedir?
    Maden suyu, içerdiği tüm mineraller ve karbondioksit gazı ile birlikte yeraltındaki çatlaklardan yol bularak yeryüzüne çıkar ve tamamen “doğaldır”. Soda ise, içilebilir özellikteki suya yapay mineraller ve karbondioksit gazı eklenerek elde edilen ve tamamen “yapay” olan bir içecektir. Yapay minerallerin vücuda katkıları sınırlıdır. Her ikisi de mideyi rahatlatma özelliğine sahiptir, ancak sodanın bundan başka hiçbir işlevi yoktur. Oysa maden suyu aynı zamanda doğal bir mineral deposudur. Dolayısıyla aradaki fark şu şekilde yorumlanabilir: Maden suyu bir ihtiyaç, soda ise bir tercihtir! Süt ile maden suyu karşılaştırıldığında her iki besinin de vücuda yararlı olan mineralleri benzer derecede içerdiği bilimsel olarak ortaya konmuştur.

    Maden Suları Asit İçeriyor mu?
    Gazlı içecek üretiminde çok özel proseslerle üretilen ve %99,9 saflıkta besin üretimi için özel karbondioksit gazı kullanılır. Halk arasında “asitli” denilen içeceklerde aslında karbondioksit gazı bulunmaktadır. Maden sularının yapısında doğal olarak bulunan bu gaz, dil ile temas ettiğinde geçici olarak tat algılayıcıları uyuşturduğu için içimi kolaylaştırmaktadır. O nedenle gazı kaçmış maden sularının kendine has karakteristik buruk, acımsı tadı ön plana çıkar.

    Çocuklar veya Hamile Bayanlar Maden Suyu İçebilir mi?

    Maden suyunun bilinen hiçbir zararı olmayıp, aksine vücuda sayısız yararları vardır. Büyüme çağındaki çocuklar kalsiyum, demir, çinko, florür gibi minerallere yetişkinlerden daha fazla ihtiyaç duyarlar. Bu ihtiyacı karşılamanın en iyi yolu, yeterli miktarda süt ve doğal suları tüketmekten geçmektedir. Maden suyunun içerdiği kalsiyum kemik yapısının, florür ise ağız ve diş sağlığının gelişmesi için son derece yararlıdır. Hamilelik, beslenmenin daha da ön plana çıktığı fizyolojik bir dönemdir. İnsan vücudu bebeği besleyebilmek ve gelişmesini sağlamak için normalden daha fazla besin, sıvı, vitamin ve minerale ihtiyaç duyar. Bu katkıyı doğal yoldan sağlayabilmek için, hamilelikte düzenli olarak maden suyu tüketimi tavsiye edilmektedir.

    Yorum (yok) Yorum yaz!

    Sivilceden kurtulmanın yolu diyetten geçer!

    Sivilceden kurtulmanın yolu diyetten geçer!


    Diyet - Fitness

    Kadinca.net

    ABD'li Cilt Hastalıkları Uzmanı Nicholas Perricone'un 28 günlük kürüyle hayatınızı kâbusa çeviren sivilcelerden kurtulabilirsiniz. Sağlıklı bir cilt için su, yeşil çay ve iyi bir uyku şart. Sivilcenin sadece yüz ve vücutta değil, kişinin psikolojisi üzerinde de derin ve kalıcı izler bıraktığını savunan Perricone, 'Sivilce Kürü' kitabında sivilcenin iltihabi bir hastalık olduğunu ve sadece ergenlik dönemine özgü bir sorun olmadığını vurguluyor. Sivilcede bazı genetik faktörlerin etkili olduğuna, Batı diyetinin sivilcenin gelişmesinde temel rol oynadığına dikkat çeken Perricone, Afrikalılarda ve zencilerde sivilcenin neredeyse görülmediğini belirtiyor. Stres sivilceyi besler! Stresi her yaş için sivilcenin kanıtlanmış bir nedeni olarak gösteren Perricone, stres hormonu kortizol salınımının, yağ bezlerini uyararak sivilceyi şiddetlendirdiğini savunuyor. Perricone bu tezini, sivilcelerin önemli bir iş görüşmesi

    nikâh veya özel bir randevu öncesi ortaya çıkma özelliğiyle destekliyor. Beslenme tarzı ve yediklerimizin vücuttaki iltihaplanmayı kontrol altına almada etkili olduğunu belirten Perricone, anti iltihapsal bir beslenmenin kortizol düzeylerini düşürmede temel öneme sahip olduğunu belirtiyor. Diyet tarzının dışında yeterince uyumanın, kahveyi bırakıp yeşil çay içmenin, günde 8 - 10 bardak su tüketmenin ve kendinize zaman ayırmanın da yapılması gerekenler arasında yer aldığını belirten Perricone, beslenmede bol miktarda temel yağ asitlerinin bulunmasını şart koşuyor. Badem, fındık, avokado ve somon balığının temel yağ asitlerinden zengin kaynaklar olduğunu vurguluyor.

    Savaşçı besinler

    Elma, enginar, badem, fındık, tatlı kavun, barbunya, mercimek, kuşkonmaz, fasulye, armut, yoğurt, domates, ıspanak, ay çekirdeği, kiraz, vişne, kabak, kereviz, brokoli, brüksellahanası, mantar, zeytin, zeytinyağı, istiridye, karnabahar, nohut, balık - kabuklu deniz ürünleri, somon, nar, hindi.

    Sivilce dostları!

    Muz, ekmek, kek, şekerleme, kurabiye, mısır, patates kızartması, sosisli sandviç, pirinç, pizza, makarna, margarin, meyve suları, puding, kuru meyveler, dondurma, krakerler - cipsler, pasta, krem peynir, kızarmış yiyecekler, tatlı içkiler.

    Çikolata masummuş

    Sivilce için çikolata keyfinden vazgeçmemeyi öneren Perricone'a göre çikolatanın sivilce için zararlı olduğu inancı, gerçekleri yansıtmıyor. Perricone, kakao oranı yüksek (yüzde 85), şeker oranı düşük çikolatanın kalp ve kanserden koruyucu antioksidanlar içerdiğini ve mutluluk hormonlarını salgılattırdığını belirtiyor.

    3 günlük hızlı bakım planı

    Uyanma

    • 1 bardak su

    Kahvaltı

    • 2 yumurta omleti ya da 120 - 180 gram ızgara ya da tavada pişmiş somon

    • Yarım bardak yulaf ezmesi üzerine 1 yemek kaşığı çekilmiş ketentohumu serpin

    • 3 dilim (2.5 santimetre kalınlığında) kavun ya da çeyrek kâse minik taneli meyve (çilek, kiraz, böğürtlen, yabanmersini)

    • 1 bardak su

    • Siyah ya da yeşil çay

    Öğle

    • 120 - 180 gram yağda korunan somon ya da sardalye

    • 2 bardak ölçüsünde kıvırcık salata, zeytinyağı ve limon suyu

    • 2 dilim (2.5 santimetre) kavun ve çeyrek bardak taze minik taneli meyve

    • 1 bardak su

    Akşamüstü ara öğünü

    • 1 elma

    • 180 gram sade yoğurt

    • Çeyrek bardak kabak çekirdeği

    • Minimum 1 bardak su

    Akşam

    • 120 gram somon

    • 2 bardak koyu yeşil yapraklı salatalık

    • Yarım bardak buharda pişmiş sebze (özellikle kuşkonmaz, brokoli, ıspanak gibi parlak yeşil sebzeler)

    • 2 dilim (2.5 santimetre) kavun

    • 1 bardak su

    Yatmadan önce

    • 60 gram dilimlenmiş hindi göğsü

    • Çeyrek bardak yabanmersini veya küçük taneli meyve

    • 3 - 4 fındık ya da badem

    • 1 bardak su

    http://www.kadinca.net/haberoku695/sivilceden_kurtulmanin_yolu_diyetten_gecer!

    Yorum (yok) Yorum yaz!

    "Karın Düzleştiren Beslenme"

    "Karın Düzleştiren Beslenme"

    Günde 3000 kalori alarak belinizin incelmesini bekleyemezsiniz ama neden sadece kaloriler değil.. 


    Bel çevresinin kalınlaşma nedeni elbetteki yiyecekler.. Yapılan araştırmalarda kadınların, hemen hemen birkaç tane 400 kalorilik, 2,5 kat
    obezite riskli gıdalarla beslendiğini gösteriyor. Bel çevreniz kiloluysa doğru beslenerek nasıl zayıfladığı takip edin. İşte
    öneriler..

    Sebze ve meyve yiyin

    Kadınların bel çevreleri, beyaz un mamulleri, ekmek, şeker gibi gıdaların yerine şeker içeren sebze ve meyveler yediklerinde zayıflıyor. Diğer taraftan lif içeren besinler, uzun süre tok kalmanızı sağlarken, C vitamini ve beta-karoten gibi yağları yakan zengin antioksidanlar içerir. Özellikle portakal tüketin. Havuç, taze meyve suları, kivi, çilek, böğürtlen türleri de zengin C vitamini kaynaklarından bir kaçı. Taze sebzeler, kırmızı biber, taze meyve suları ve meyveler ise kaloriyi düşük tutmayı sağlıyor.

    Selenyum alın

    Selenyum kanserle savaşan bir mineral, karın çevresindeki fazla kiloları da engeller. Kandaki seleyum seviyesi ve antioksidan seviyesi düşen insanların bel çevresi normale göre daha geniş. Çoğu yiyecekte bulunan seleyumdan günde 55 mgr almanız önerildiyse, ihtiyacınızı karşılamak için vitamin desteği ve farklı bir besinlerle beslenin. Bunun yanı sıra doğal olduğundan emin olduğunuz selenyum kaynaklarından tahıllar, peynirler ve çerezlerle beslenebilirsiniz.

    Proteinler ekleyin

    Protein kaynağı bakımından zengin ve enerji deposu yiyecekler, bel çevrenizden kilo vermenizi sağlar. Diğer taraftan ise, fazla protein alımı böbrek sağlığını olumsuz etkileyerek, kalsiyum kaybına neden olabilir. Eğer günde 2000 kalori ile besleniyorsanız bunun 500 kalorisi protein içermeli, yani günlük beslenmenizin % 25'i protein içermesi gerekiyor. Yağsız süt, yağsız yoğurt, balık ve kümes hayvanları ile beslenmeyi tercih edin. Badem, ceviz, fındık gibi çerezler diğer yüksek protein ve kalori kaynağıdır: Haftada 24 badem, 35 fındık yiyin.

    Doğru yağlarla beslenin

    Zeytin, fındık yağı gibi doymamış yağlarla beslenin. Fırınlanan besinler ile cipsteki yağlar oldukça çok kalori içerir ve besleyiciliği yoktur. Daha kötüsü bu yağlar krın çevresinde birikir.
     

     

    Yorum (yok) Yorum yaz!

    Güzel Bir Cilt İçin Günde 5 Kayısı

    Güzel Bir Cilt İçin Günde 5 Kayısı
     
     
    Birçok faydası olan kayısının en büyük yararlarından biri de insan cildini diri tutması...
    Sindirimi düzenleyip bağırsakları çalıştıran kayısı içindeki antioksidanlarla kanseri de önlüyor. .

    Günde 5 tane kayısı yemek cilde hem tazelik hem de güzellik katıyor. İngiliz bilim adamları, kayısının içeriğinde bulunan patosyum sayesinde, insanlara gençlik ve güzellik aşıladığını açıklıyor.

    Hücrelerin sıvı dengesinin düzenlenmesinde ve protein üretiminde büyük rol oynayan kayısı, ayrıca derideki sivilceleri yok ediyor. Cildin 5 yaş gençleşmesini ve cildin tazelik kazanmasını sağlıyor.

    Yorum (yok) Yorum yaz!