Estetik sağlık için mi yoksa güzellik için mi yapılmalı

Estetik ameliyatları dünyanın bütün ülkelerinde yükselen bir akım haline geldi. Son bir yıldır bu operasyonlarda ABD’de yüzde 70, Türkiye’de ise yüzde 50 artış var. Dünyaca ünlü estetik cerrah Doç. Dr. Nazım Çerkeş, bu durumu şöyle açıklıyor: “Estetik, insanları mutlu ediyor, sosyal ve iş başarılarını artırıyor.” Estetik ameliyatları sadece Türkiye’de değil, dünyanın bütün ülkelerinde yükselen bir akım haline geldi. Son bir yıldır sadece ABD’deki operasyonlarda yüzde 70 artış olmuş. Türkiye’de bu artışın oranı yüzde 50. Anadolu’nun
bile neredeyse tüm illerinde estetik cerrahları operasyon yapıyor. Türkiye, estetikte başarılı ameliyatlara imza atan ülkelerden biri olarak biliniyor. Türk doktorların hastalarının dörtte biri, Avrupa ve Asya ülkelerinden geliyor. Ülkemizde ve dünyada estetiğin bu kadar popüler olmasının birkaç nedeni var: Birincisi medyanın konuyu sık sık gündeme getirerek insanları etkilemesi. İkincisi, estetik operasyonlarında eskiye oranla daha başarılı ve ‘doğal’ sonuçların elde edilmesi. Üçüncüsü ise, teknolojik gelişmelerin estetik ameliyatları çok kolaylaştırması.
Tüm bu gelişmeler, estetik cerrahide ‘moda’ kavramını gündeme getirdi. İnsanlar her yıl trendler ışığında kendilerine ‘şekil vermek’ için doktorların kapısını aşındırıyor. Kalkık burunlar, kaşlar, gerilmiş yüzler, silikonlu dudaklar derken ayak bileklerine kadar inen estetik modası, süreç içerisinde bir tartışmayı da beraberinde getirdi: “Estetik sağlık için mi yoksa güzellik için mi yapılmalı?” İlk başlarda sadece güzellik adına yaptırılan burun estetikleri, zamanla, ‘Estetik olmuyorum, burnumda sorun var’ diyerek yaptırılan ameliyatlar oldu. Çünkü birçok insan, ‘sağlığı ve güzelliği’ arasında bir tercih yapmak zorundaydı ve içine düştüğü çelişkiden ancak bu şekilde kurtulabildi.
Dünyaca ünlü estetik cerrahı Nazım Çerkeş, estetik olmak için gelen üç hastadan ikisinin nefes alma sorunu yaşadığını söylüyor. Ancak yıllar önce de nefes alma sorunu nedeniyle birçok hastanın başvurduğunu belirten Çerkeş, “O zamanlarda kimse estetik yaptırmıyordu. Burun estetiği hastalığın yanına sonradan eklendi. Aslında doğru olan ameliyatın bir bütün olarak yapılması. Çünkü daha başarılı sonuçlar elde ediyoruz. İnsanların hem nefes alamama sorunu çözüme kavuşuyor hem de psikolojik olarak kendini iyi hissediyor.” diyor. Ülkemiz estetik cerrahide hızla ilerliyordu; ancak bir yandan da silikonları patlayan, dudakları sarkan, saçlarını kaybeden, kısaca yaptığı estetikten zarar gören insanların davaları gündemi meşgul etmeye başladı. Açılan bu davalar, geçen ay dünyanın tüm cerrahlarını Avustralya’nın Melburne şehrinde bir araya getirdi. İki yılda bir düzenlenen ISAPS (International Society Aesthetic Plastic Surgeon) kongresi çatısı altında bir araya gelen cerrahlar, estetikte doğallık kararı aldıklarını açıkladı. Kongrenin eğitim komitesindeki tek olan Türk Doç. Dr. Nazım Çerkeş, hem dünyada hem de Türkiye’de yapılan estetiklerde hata oranının yüksek olduğunu söylüyor ve bu nedenle komite olarak böyle bir karara vardıklarını belirtiyor. Bundan böyle dik burunlar, büyük silikonlu göğüsler, sıfır bedenler, çok gerilmiş botokslu yüzler, estetikte pek gündem oluşturmayacak gibi görünüyor…
Estetikte doğallık nedir?
Hiç kimse tarafından ameliyat yapıldığı anlaşılmayan operasyonlar, estetik cerrahide ‘doğal’ olarak kabul ediliyor. İnsanoğlu var oldukça estetik cerrahi de gelişmeye devam ederek hayatın içindeki yerini koruyacak. Çünkü daha hoş ve güzel görünmek insanoğlunun en büyük derdi. Doç. Dr. Nazım Çerkeş, bunun ne yaşla, ne sosyo-ekonomik, ne de kültürel düzeyle bağlantısı olduğunu anlatıyor ve insanların kendileriyle bu kadar hemhal olmasını şöyle değerlendiriyor: “Estetik ameliyatları insanları mutlu ediyor, sosyal ve iş başarılarını artırıyor. İnsanların kendilerine güvenini pekiştirdiği araştırmalarla kanıtlanan bir sonuç. Saatlerce uğraşıp insanların kolunu, parmağını dikerdim. Kanserli hastalara doku nakli yapardım. Ama pek çoğu bir daha uğramazdı yanıma. Kanser ki, bir insanın hayatının söz konusu olduğu bir hastalık… Öyle hastalar var ki, burnunu güzel yaptım diye her bayramda tebrik gönderir. Hiç unutmaz. Bu benim de hayretle karşıladığım bir durum. İnsanın hayatıyla, güzelliği arasında bir tercih yapıyor olması doğru olmayabilir; ama insani bir durum. Biz ne kadar kabul etmek istemesek de insan yapısı böyle…